Generation X – Turkey

Turkiye’de 1970 öncesi do?umlu herkes (…istisnalar hariç) Türkiye’nin kay?p neslidir. generation x’idir. Sisteme ve kanuna güvenmeyen,"al?p götürürler, geri getirmezler" e inanan, buna göre hareket ederek bunu desteklediklerinin fark?nda olmayan, 12 Eylül 1980 ‘den itibaren 5 seneyi s?k?yönetim denilen "temel hak ve hürriyetlerin kullan?lmas?n? geçici bir süre için s?n?rlayan" bir zindanda ya?am?? ve insan özgürlü?ünün üstünlü?üne inançlar? bu sebeple suresiz olarak tahrip ya da telef olmu?, karar mekanizmalar? i?levini yitirip temel güvenlik ihtiyaç?nda tak?l? kalan, s?k?yönetim sisteminin, öncesinin, ve sonras?n?n silinemez izlerini ta??yan ve modern Türkiye’de yeri olmayacak nesildir.(hakaret de?il) Atatürkçülük’ün 6 ilkesinden hangisinin "temel hak ve hürriyetleri destekledigini bularak konuyu daha iyi anlayabiliriz.

Posted in Uncategorized on September 17th, 2009 by na | | 0 Comments

ÇIKTIÄžIN GECELER – Ahmet HaÅŸim

Bazen düşte görülen sarı bir yüz gibi duygusuz, Issız bir ufuktan görünürsün bize sessiz…

Yüzünden akan üzüntünün ışığı, sonsuz üzüntü, Her ruha döker ağlayarak bir özlem ve gurbet, Bir özlem ve gurbet ki bütün geçmişe ait:

Günlerle ölen anılar… Her şeyi durgun kılan, Her bir şeyi gülüşle dolduran mutlu geçmiş… Bir süre sevilmiş, unutulmuş, üzüntülü… Rüyalı kadın gözleri… Dingin gökler: Sislerle solan gizli ışıklar gibi kırgın Akşam dökülen hayal rengi gibi kuşkulu, Sessiz yüzünde yüzer belirsiz ve bırakılmış… Göklerde ilerler yine yavaşça korkağın, Biçimleri dağılmış uyur altında yerin Bir gölge durgunluğuyla öncesiz hayatı Işığından akar yerlere bir duygu gölgesi…

Her şey dağılır, ince dumanlar gibi renksiz Yalnız bir ağaçtan duyulan bir küçük ahenk Gecenin bu sessizliğinde gizli üzüntüsünü saklar: Bir başıboş bülbül gecenin acısına ağlar…

Büyün o kadar işler ki düşünce ve hayale Her şey dönüşür titreyerek erişilmez bir güzelliğe, Bir huyla ve ışık sarhoşluğu gözleri sisler Artık bütün eşya bizce düşlere benzer: Gök serabının büyüsüyle çöl gibi korkulu olur. Aydınlığınla –uzaklığın kuşkusuna kapılmış- Bir düş ve sessizlik ülkesi ufukta belirir, Çiçekleri ışık, toprağı bulut, rüzgârı avuntu kılar; Eteğine bir hayalî ırmak dudağını uzatır, Üstünde uyur gölgeli bir yıldızlı baygınlık; Örtünmüş, soluk, ince, aydınlık yürekli kadınlar Hep anılardır ki geçen günlere inler, Hep anılardır ki ışığın ufku sararken Sessice gelir, hepsi gezer ruhumu birden…

Posted in Uncategorized on September 16th, 2009 by na | | 0 Comments